sessiz gemi
artık demir almak günü gelmişse zamandan,
meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
biçare gönüller! ne giden son gemidir bu!
hicranlı hayatın ne de son matemidir bu!
dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.
yahya kemal beyatlı
------------------------------------------------
sana bakarak
bütün yüzleri unutmak
kendimden
ve arap saçı olmuş
bir sürü
hikayelerden bıkarak
sana misafir geliyorum
denizlerin sesi içinde
ve gündüz güneşlerinde
şaşırmış
sana misafir geliyorum
biraz daha uykuya yakın
biraz daha dalgın
biraz daha başka şeylerden uzak
Asaf halet Çelebi
---------------------------------------------------
sonra farkettimki;
su akıyor, rüzgar esiyor, yağmur yağıyor...
her şey yine ve aynı şekilde oluyor...
öyle bir yere geldim ki;
sıcak ve soğuk, aşk ve nefret, savaş ve barış...
üşümek ve sonra ısınmak gibi...
gitsem ayrılık olur, kalsam çöl..
gidersem bende hasret olur ve belki beni sevenler de özler;
ama anladım ki; özlemden hiç kimse ölmüyor.
ama ben ölüyorum...
nefes alıyorum, önemsiyorum ve gitmek istiyorum.
anladım ki; hasret yeni bir aşka kadar sürüyor.
sevdiklerim ve beni sevenler, bağışlayın...
su akıyor ve ben gidiyorum…
Tuncay Akdogan
----------------------------------------------------------
halimi arz etmeye cana seni tenha bulamam
seni tenha bulacak kendimi asla bulamam.
-----------------------------------------------------------------------
tek bir yıldız altında
rastlantıdan, onu gereklilik olarak adlandırdığım için özür dilerim
eğer yanılıyorsam, gereklilikten de özür dilerim
mutluluk onu sanki benimmiş gibi aldığım için kızmasın bana
ölüler anılarımda yanıp söndükleri için ne olur darılmasınlar
zamandan, dünyanın bir saniye içinde gözden kaçırılan çokluğu adına özür dilerim
eski aşkımdan yenisini ilk sandığım için özür dilerim
uzak savaşlar, evime çiçek getirdiğim için bağışlayın beni.
kanayan yaralar, parmağıma iğne battı, bağışlayın
uçurumdan bağıranlar, menueti çaldığım plak için özür dilerim
istasyondakiler, sabah beşteki uykum için özür dilerim
kışkırtılan umut, bazen gülüyorum affet.
çöller, bir kaşık suyla koşmuyorum diye affedin beni
ve sen atmaca, hani yıllarca aynı
hep aynı kafes içinde, devinimsiz aynı noktaya bakan
doldurulmuş olsan bile hoş gör beni.
kesilmiş ağaçtan masanın dört ayağı adına özür dilerim
büyük sorulardan, küçük yanıtlar için özür dilerim
gerçek, bana pek önem verme
ağırbaşlılık, göster bana yüce ruhunu
varlığın gizi, dayan eteğinin kuyruğundan ipleri yoluşuma
ruhum, beni suçlama, sana ara sıra sahip olabildiğim için
her şeyden, her yerde olamadığım için özür dilerim
herkesten, herkes olamadığım için özür dilerim
biliyorum aklamaz hiç bir şey beni yaşadığım sürece
çünkü, kendim, yine kendim engelim.
dilim, bana kızma acı sözleri ödünç alıyorum
ve sonra onları daha yumuşak göstermek için çabalıyorum diye
wislawa szymborska
------------------------------------------------------------------------------------------
avuçlarının içini öpmek isterim
öpmek isterim de çok korkarım
ya içimi sızlatırsa diye o kokun.
avuçların hep sen kokar
çünkü ; sen dokunursun her yerine
toplarsın avuçların da kokunu
öpersem;
içime çekersem;
içim sızlarsa diye çok korkarım
çünkü;
hep sen kokarsın yokluğunda.
------------------------------------------------------------------------------------------
bir sey var aramizda
senin bakisindan belli
benim yanan yüzümden
daliveriyoruz arada bir
ikimiz de ayni seyi düsünüyoruz belki
gülüserek basliyoruz söze
bir sey var aramizda
onu buldukca kaybediyoruz isteyerek
fakat ne kadar saklasak nafile
bir sey var aramizda
senin gözlerinde isildiyor
benim dilimin ucunda
------------------------------------------------------------------------------------------
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder